ÇOCUK EĞİTİMİ ve AİLELER

Eskiden beri siyaset bilimcilerin ortak görüşleri şudur; “Ülkelerin üç sorununu hükümetler çözerse millet rahat eder ve siyasilere güveni artar. “Ekonomi, sağlık ve eğitim”.

Ekonomi ve sağlık konusundan bu yazıda bahsetmek istemiyorum. Ama eğitim konusu zaten makalenin konusu.

İlk başta eğitimin anlamını hatırlayalım ve bir kavram kargaşasına yol açmayalım.

Eğitim; okullar, kurslar ve üniversiteler aracılığıyla fertlere hayatta ihtiyaç duyulan bilgi ve yeteneklerin sistematik bir şekilde verilme sürecidir. Eğitim, ferdin doğumundan ölümüne süregelen bir olgu olduğundan ve siyasi, sosyal, kültürel ve ferdi boyutları aynı anda içinde bulundurduğundan, tanımının yapılması zor bir kavramdır. Kısaca eğitim; kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan, beceri, davranış ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür.

Seçilmiş ve kontrollü bir çevrenin (özellikle okulun) tesiri altında sosyal yeterlilik ve optimum bireysel gelişmeyi sağlayan sosyal bir süreçtir.

Aslında benim görüşüm birçok uzman görüşü gibi aynı. “Eğitim ailede başlar.”

Çocuklarımızı doğduklarından başlayarak olgunluk dönemine kadar iyi yetiştirmek için neler yapıyoruz? Hatalarımız nelerdir? Hiç düşündünüz mü?  Çocuklarımız anneanne, babaanne, dedeler elinde büyüdüklerinde ne derecede çağdaş ve doğru eğitim alıyorlar? Hele özellikle İstanbul başta olmak üzere Orta Asya’dan gelen ve nasıl bir ortamda büyüdüğü bilinmeyen kendilerine “Çocuk bakıcısı” ünvanı verilen kişilere emanet edildiklerinde çocuklarımız nasıl büyüyorlar? Nasıl gelişiyorlar?

Aslında çocukların eğitimini bilinç düzeyi iyi olan ve kendilerini bu konuda geliştiren yenileyen anne, babaların yapması gerekiyor. Bir çocuk yedi yaşına kadar yaşamla ilgili eğitiminin tamamına yakınını alıp daha sonra çeşitli mecralarda bu özelliklerini geliştiriyor. Yani ilk 7-8 senelik eğitim çocuğun gelişmesi için çok önemli yıllar.

Aşağıda çocuk eğitimi ve yetiştirilmesiyle ilgili yapılan hatalar ve bunların yerine yapılması gereken uygulamalar var.

Eğitimin yaşı var ama gelişmenin yaşı yok. Dolayısıyla hiçbir şey için geç kalmadınız!

Okuyup uygulayalım. Sağlıklı ve başarılı bir toplum için bu önerilere uyulması önem arz etmektedir.  

1 – Çocuğunuzu utandırmayın; utandırılan çocuk kendine güvensiz, toplum içinde tepkisiz bir kişi olur. Büyüdüğünde maksadını anlatamaz. Ömür boyu bunun ezikliğini hisseder.

2 – Çocuğunuzun sizden övgü ve onay beklediğini unutmayın. Her fırsatta, yaptığı faydalı işlerle ilgili takdirlerinizi esirgemeyin.

3 – Çocuğunuza, size, akrabalarına, arkadaşlarına, çevresine yardım etme fırsatı verin. Kendisine ihtiyaç duyulduğunu bilmek onu mutlu edecektir. Kendisine olan güveni artacaktır.

4 – Çocuğunuzun sorduğu sorulara ilgi gösterin ve ona doğru bilgi verin. Yanlış verdiğiniz bilgi en kısa zamanda çocuk tarafından sezilir ve çocuğunuzla aranızdaki güven zedelenir. Verdiğiniz doğru bilgilere de şüphe ile bakmaya başlar.

5 – Çocuklarınızı mutlaka can kulağıyla dinleyin. Atatürk’ün çocukları ve halkı dinlerken çekilen fotoğraflarına bakın ve öyle dinleyin, ki onlar da dinlemeyi öğrensinler.

6 – Çocuğunuzun kişiliğine saygı duyun ki, onlar da size ve çevresine saygı duysunlar.

7 – Çocuğunuza doğal ve samimi bir hava içinde davranın. Unutmayın çocuğunuz bütün hal ver hareketleri taklit eder.

8 – Kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmesinde yardımcı olun. Çocuk dışarıda duygu ve düşüncelerini rahatlıkla anlatabilme cesaretini evde kazanır.

9 – Olumlu düşünmeye çalışın ki bu haliniz çocuğunuza da yansısın. Olumlu düşünme alışkanlığının insan hayatında çok önemli bir yeri vardır.

10- Ona karşı bir hata yaptığınızda çocuğunuzdan özür dileyin ki, o da özür dilemeyi, özür dilemenin utanılacak bir hareket olmadığını öğrensin.

11- Çocuğunuzu yerli yersiz eleştirmeyin. Eleştiriden kimse hoşlanmaz. Eleştirilen çocuk huzursuz olur. Ama onun önemli yanlışlarını açıklayarak düzeltmeye çalışın. Düzeltmede aceleci ve ısrarcı olmayın.

12 – Çocuğunuza neyi niçin yapması gerektiğini, sebeplerini göstererek açıklayın. Bu davranışınız çocuğunuzun aklını kullanan bir insan olmasını sağlar.

13 – Bir başkasına kızdığınızda hırsınızı çocuktan almayın. Bu davranış anne ve babaların sık sık yaptığı önemli bir yanlıştır. Çocuğunuzla olan iletişiminiz bu davranışınızdan dolayı bozulabilir. Çocuğunuzun size olan güveni sarsılır. Sinirli, huzursuz bir çocuk olur.

14 – Çocuğunuza karşı olan davranış ve sözlerinizde tutarlı olun. Bunu yaparsanız onun kişilik gelişimine çok yardım etmiş olursunuz.

15 – Anne ve babanızdan hatta daha büyük aile fertlerinden gördüğünüz ya da size empoze edilen eğitim metodlarını bir kenara atın ve ısrarcı olmayın. Zaman ve şartlar çok farklı. Aradaki anlayış çok farklıdır.