HAYAL KURMAK

 

Aslında bu yazıya başlamadan evvel  uzun uzun düşündüm. 30 seneyi aşkın bir süredir iş hayatındayım. Sporcu antrenörlüğü de  yaptım, turizm sektöründe transfer de. Hatta bir dönem animatörlük bile yaptım öğrencilik yıllarımda. Yıllarca özel ders verdim. Daha sonra daha başka sektörleri incelerken finans sektöründe buldum kendimi. Senelerce de çalıştım, hala da çalışıyorum.

İşimi çok seviyorum. Üretmeyi, hedeflerle çalışmayı çok seviyorum. Hep başarı odaklı oldum olmaya da devam edeceğim.

Tek başıma veya daha kurumsal yapıların içinde çalışırken birbirinden farklı olmayan bir düşünce yapım vardı, “ bazı görevler ve bununla birlikte gelen başarılar istenmeden olmuyordu.”

Yani görevler bir perinin sihirli değneğinden gelmiyordu. İsterseniz çekim yasası deyin veya şans deyin. Tek söyleyeceğim,  “Siz istemezseniz hiçbirşey olmadığı“. Başınıza gelen iyi veya kötü işlerin, başarıların, sevinçlerin tamamı sizin isteğiniz veya istekliliğinizle doğru orantılı.

Yüksek lisansımı bitirdikten sonra  çalışmaya başladığım büyük bir grupta bağlı olduğum yöneticim bana bilinçli olarak iş öğretmiyor ve delege etmiyordu. İlk başta ona ve kendime biraz daha süre verdim. Belki başka dengeleri koruyordur diye düşündüm. Sonra bu davranışın bilinçli olduğuna karar verdim. Asla üzülmedim sıkılmadım. Daha sonra kendi kendime düşündüm. Bu bulunduğum ortamdan memnun olarak ve kişisel gelişimimin ona rağmen daha iyi olması için neler yapabilirdim?

Bana çektirttiği fotokopilerden, - ki 3 ay devamlı fotokopi çektim - bir kopya fazla çekerek ve bu kopyaları akşam eve götürüp iyice çalışarak 6 ayda o zaman trend olan “ Dış Ticaret “’i öğrendim. Ve belli bir müddet sonra şef oldum aynı şirkette. Bu arada o zamanki teknoloji içinde en iyi fotokopi çeken ve aynı zamanda fotokopi makinasının maharetlerini de en iyi bilen bir elemandım.(tabii bu da işin mizahi kısmı ama önemli bir detay)

Bu düşünce yapısına sahip olmak için sadece yeteneklerinizin neler olduğunu bilmeniz gerekiyor. İçinizdeki asıl sizi ortaya çıkartmanız veya profesyonel bir yardım alarak en iyi sizi bulmanız gerekiyor. Yani  koçluktaki “ farkındalık yaratmak “ burada işinize yarıyor.

Bir işe başlarken asla hayal bile edemeyeceğiniz yeteneneğin sizde olduğunu düşünerek başlamalısınız. Gereken tüm yetenek ve becerilerin içinizde olduğunu hissderek. Ama henüz onlara dokunmadınız bile. Bir kişinin ideal ölümü, etrafında toplananlarla birlikte dua ederken yatakta ölmektir. Ama henüz sağlığınız yerindeyken ölüm döşeğinizi düşünecek olursanız, yatağınız etrafında hayat tarafından size verilmiş olan fikirlerin, hayallerin, yeteneklerin ve becerilerin de ruhları sizi bekliyor olur.

Bahaneniz ne olursa olsun o fikirleri hayata geçirmediniz, hayalinizi hiç takip etmediniz, yeteneğinizi hiç kullanmadınız. Sizin liderliğinizi kimse görmedi, sesinizi hiç çıkartmadınız. Bugün ölecek olsaydınız hangi fikirleriniz, hangi hayalleriniz, hangi yetenek ve becerileriniz sizinle ölecek olurdu?

Amerikanın ünlü bir motivasyon konuşmacısı  (ne yazıkki 2009 senesinde öldü) Jim Rohn  “Sonunuz geldiğinde arkadaşlarınız sizi bir dağı fethederken bulsun, eski birinden aşağı inerken değil“ demiş.

Hayalini yaşamakta olan insanlar, hayali yaşamanın mümkün olduğunu bilirler. Bunun için kendinizi özgür kılmalı, yaratıcı olmalı ve bir eylem planına sahip olmalısınız. Ancak bu eylemleri yaparken de özgür çalışabileceğiniz yolları ve yaratıcı olabileceğiniz ortamı da kendinize hazırlamanız gerekmektedir. Çünkü bazı ortamlar yaratıcılığınızı öldürmeye uğraşabilir.

Seneler evvel çalıştığım bir sigorta şirketinde o zamanlar sadece posta çeki, banka çeki ve senetle sınırlı olan sigortacılık ödeme araçlarının içine kredi kartı uygulaması getirmeye çalışmıştım. Kulakları çınlasın o zamanki üst düzey yönecime bu fikrimi söylediğimde değişik bir mimikle suratıma baktıktan sonra, “senet ve çek almaya devam edelim, hiçbir zaman başarılı olmayacak bu tahsilat aracına gerek yok“ demişti. Günlerce olan ısrarımdan sonra kabul edilmişti. Aynı tepkiyi aynı yönetici kredi kartındaki mail order sistemine de tepki göstermişti. Ve daha birçok yenilik önerilerime de. Sonuçta aklımda saygın bir kişi olarak kalan ve sevdiğim yöneticim şimdi ne yapıyor bilmiyorum ama, ben hala yenilikleri yapmaya devam ederek, kendimi ve ekip arkadaşlarımı da yeniliklerin içine katarak finans sektörüne sektöre devam ediyorum!
Çoğu insan asla hayallerine kavuşamaz. Çünkü herşeyi bildiklerini sanırlar. Ama bilmediklerini bilmezler. Ama şunu unutmamalısınız, hayatınızın her devresinde zihninizi açmayı ve hayal kurarak bunları gerçekleştirmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. Diğerlerinin sahip olamadıklarına kavuşmak için başkalarının yapmayacağı eylemleri yapmak istemelisiniz.
İşte o zaman hayallerinize kavuşacak, başarı elde edecek ve yeni hayallerin peşinde koşacaksınız.
Unutmayın bir hayali gerçekleştirmeden kurduğunuz yeni bir hayal, SAHİDEN HAYAL OLARAK KALACAKTIR …

 

Ali AKTUĞ – 28.10.2013 ,Istanbul