HAYATINIZ SEÇİMLERİNİZDİR

 

Geçenlerde seyrettiğim bir film vardı. “ The Age of Adaline”. Geçirdiği kaza sonucu ölümsüzlüğe kavuşmuş bir kadının hikayesi.Kızı dışında bu gerçeği herkes den saklayıp hayatını hep kaçarak sıfırdan inşa etmeye çalışan bir kadın.

Film bittikten sonra durup kendi kendime düşündüm. Ölümsüzlük tacı başımıza konsa hayatı nasıl yaşamayı tercih ederdik? Filmdeki gibi kaçar mıydık? Ya da nasıl olsa bizi bekleyen bir sonsuzluk var diye hayatı ağırdan alıp bu sefer anı mı kaçırırdık? Seçimlerimizi nasıl yapardık? Yaşadığımız hatalardan defalarca ders alma şansını yakalamışken bu şansı nasıl değerlendirirdik?

Kendinize itiraf edin. Seçimlerinizi yaparken aslında bazen ölümsüzlük tacına sahipmiş gibi davranmıyor musunuz? Mutlu olmadığınız bir işi değiştirme şansınız varken bu şansı kullanmadığınız zamanlar olmuyor mu? Ya da günlük hayatımızın içindeki seçimlerimiz…  Çalmak isteyip de hiç çalmayı bile denemediğiniz bir enstrüman,  ya da yapmak isteyip de yapamadığınız bir spor dalı, seçmek isteyip de seçemediğimiz meslek dalları, hayatımızda olmalarını istediğimiz ama engellenmiş arkadaşlar, seçmek isteyip de seçemediğimiz hayat arkadaşımız… Bizler çocukluktan itibaren parmak bile kaldırmaya çekinen bir nesil olarak yetiştik. Seçimlerimiz ise çoğu zaman aslında bize değil, toplumun bize dayattıklarına bağlı oldu. Şanslı olanlarımız bu dayatmalardan mutlu oldu, bazılarımız ise kaderine razı oldu.   

Şimdi durup düşünmenizi istiyorum. Ölümsüzlük yerine bu sefer çok kısa bir hayatınız kaldığını bilseniz, hala size verilen rolü tüm çabanızla oynamaya devam mı ederdiniz? Yoksa kalan o çok değerli zamanınızı rollerinizden ve zorunluluklarınızdan arınarak, kendi gerçek hikayenizi yazmanız için mi kullanırdınız?

Hayat nefes almaktan ibaret değildir. Hayatın dümeni sizin elinizde… Hadi kapıyı açın ve onu yaşamaya başlayın !!!

 

www.yasamkocutr.com