İNSAN MÜHENDİSLİĞİ

Çocuk yetiştirmek sahiden bir sanat.  Arkadaşlarımın veya müşterilerimin çoğu mesleklerinde uzman kişiler. Kimileri  patron, kimileri iş adamı veya iş kadını  bazıları rantiye . Ama hepsinin ortak özelliği hayatta bir takım işler yapmış ve başarılı olmuş kişiler. Özgüvenleri yüksek ve inanılır kişiler . Ancak gelin görün ki iş çocuk yetiştirmeye veya çocuğu doğru yetiştirmeye gelince tamamına yakını aslında paralize durumda.

Herkesin çocuğu kendisine göre zeki, yetenekli, diğerlerinden farklıdır biliyorsunuz .Ama aslında objektif düşünüldüğünde çocuklarımızın aslında kimi zaman bilinçsiz yetiştirildiğini düşünmemiz lazım.

Eski bir atasözünü hatırlatmak istiyorum sizlere; “Anamın ilki olacağıma, dağlarda tilki olaydım” Bu atasözü aslında her şeyi özetliyor.

Çocuklarımızı bilinçli yetiştirmeye çalışıyoruz .Ama boyu kısa olmasına rağmen basketbol oynamasını istiyoruz, veya baleyi hiç sevmemesine hatta yeteneği olmamasına rağmen sadece bencilliğimizden dolayı tuhaf tütüleri  giydirip fotagraflarını çektiriyoruz ve akrabalarımıza gönderiyoruz ya da komşunun çocuğu iyi futbol oynuyor diye başka bir branşta  daha başarılı olabilecek yeteneği futbol oynatmaya ısrar ederek belki vakti boşa harcatıyoruz .

Daha sonra çocuklar ergenlik çağına giriyor. Onların bizim istediğimiz gibi olmasını veya arkadaşımızın çocuğu gibi olmasını istiyoruz. Başarısız oldukları zaman başarılı sınıf arkadaşlarını örnek gösteriyoruz.

Daha sonra meslek seçimlerine karışıyoruz. Sosyal zekası kuvvetli olan bir çocuğun makine mühendisi olmasını istiyoruz. Veya matematiği çok iyi olan bir çocuğu güzel sanatlar fakültesi öğrencisi olarak görebiliyoruz. Çocuk okula gitmiyor bir sene sonra ve mutsuz bir insan olarak hayatına devam ediyor.

Eğitim koçluğu yaparken anne, baba, çocuk çatışmalarının temeline indiğimde hep eski senelerde yapılan hataların su üzerine çıktığını görüyorum.

Aslında bu konuların pratik çözümleri var. Ve çok da zor değil .

Her anne babanın mühendis gibi düşünmesi ve konulara öyle bakması gerekiyor çocuk yetiştirirken.

İşimiz " İNSAN MÜHENDİSLİĞİ" çünkü ...

Aşağıda sevgili Aylin Kotil’in yazısında konu çok basit ve güzel bir şekilde özetlenmiş. Çocuklarımızı ilk başta insan olarak ve insan sevgisiyle, ayrıca bazı değerler konusunda bilinçlendirerek yetiştirmeliyiz. Her cümlesinin altı çizilerek okunması gereken bir yazı .

________________________________________________________________________________

Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, ‘Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum’ dedi. Sorusu kolaydı ama yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım: Annelik uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden adı ‘insan yetiştirmek’ olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan da ondan karşılığını alırsın. Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını… Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden ‘neden ben değil de o?’ demeden…

Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, ama aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini.Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek hayat ona.

Her şeyin bir sonu olduğunu öğret.Sahip olduğu bütün değerlerin bir gün keyif vermeyebileceğini, kazanılan ve harcananın bir sonu olduğunu.

Gidilen yerlerin zamanla bıkkınlık verebileceğini, her şeyi tüketebileceğini, tüketemeyeceği tek şeyin bilgi olduğunu öğret.

 Kitaplardan  keyif almasını. Ders çalışmak istemiyorsa zorlanmamasını, ama okumayı sevmesini öğret ona. Elbet er ya da geç alacaksın biliyorum, ama mümkün olduğunca geç al ona bilgisayarı.

Ona kendisi ile kalacağı sakin zamanlar ver, sıkılmayı öğret ona, sıkılıp da kendini yönlendirmeyi bulmasını.

Doğaya götür onu, hayvanlardan korkmaması gerektiğini öğret. Arıların bizi sokmasından çok, nasıl bal yaptığını anlat. Doğanın kendi içindeki gizemini bulmasına yardımcı ol, yağmurdan sonraki toprak kokusundan keyif almasını sağla.

 Soğuk kış gecesinde ateş yakmayı öğret, belki büyüdüğünde bir gece sevgilisine ateş yakar ve belki binlerce yıldızın altında birbirlerine sarılırlar, bunu öğretmemiş diğer sevgililerin aksine… Şartlar çok zor olsa da yalan söylememesi gerektiğini öğret ona.

Kazandığı elli milyonun piyangodan çıkan beş yüz milyardan çok daha keyifli olduğunu öğret. Alın terine saygıyı öğret ona.

Aşk acısı çekmenin hiç aşık olmamaktan daha güzel bir duygu olduğunu öğret.

 Kendi doğruları üzerinden kimsenin onu yargılamasına izin vermemesi gerektiğini öğret, başkalarını da kendi doğruları üzerinden yargılamamayı… Bunun başkalarını dinlememek olduğunu değil, söylenenleri kendi eleğinden geçirmesi gerektiğini öğret.

Kendi fikirlerine inanmanın güzelliklerini anlat. Hayatı sorgulamayı öğret ona…

Bilginin en büyük güç olduğunu öğret. Yapabilirse bunu en büyük fiyata satmasını, ama kalbini ve ruhunu kendisine saklaması gerektiğini öğret.

Haklı olduğu konuda sonuna kadar diretmesini öğret ve haklıyken dik durmasını. Günün birinde yaptıkları değil yapmadıkları için pişmanlık duyabileceğini öğret.

Basit yaşaması gerektiğini öğret ona, çay içmekten keyif almayı…

‘İstemiyorum’, ‘hayır’ demeyi öğret ona, istediğinde ise ‘istiyorum’ demeyi. Sevdiğinde ise ‘seni seviyorum’ diyebilmeyi öğret ona.

Bir kot pantolon ve tişörtle üniversiteyi bitirmeyi öğret ona. Temiz kokmasını… Sorgusuz sevmeyi…

El yazısı ile notlar yazmayı… Lafı dolandırmamayı… Sevdiklerinin hiçbir zaman çantada keklik olmadığını, dostluğa yatırım yapması gerektiğini, kıymetini bilmeyenlerden uzaklaşmasını öğret ona.

Müziği  sevmesini, sporla barışık yaşamasını.

İşlerin hiçbir zaman bitmediğini söyle ona, en yoğun zamanda bile kendine vakit ayırması gerektiğini öğret…

 Ama en çok da kendini sevmesini öğret… Kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyeceğini…

Kendine çiçek almazsa kimseden çiçek beklememesi gerektiğini… Kendine özenli yemekler yapıp sofralar kurmazsa kimsenin onun için yemek hazırlamayacağını… Hayatta her şeyden çok kendisinin önemli olduğunu öğret ona… –

 

Aylin Kotil